Hikayemiz
Korkunun Karanlık Kökleri
Her şey 1992 yılının Kasım ayında başladı. Ankara’nın göbeğinde, Kızılay’da kimsenin dikkatini çekmeyen eski bir apartmanın bodrum katına bir psikiyatrist taşındı. Dr. Fırat Keskin.
Kariyerinde başarılı bir geçmişe sahipti… ama aynı zamanda sıradışı bir zihne, bozuk bir takıntıya ve ürkütücü bir geçmişe de sahipti.
Gizli Deneyler ve Kayıp Hastalar
Hastalar, gönüllü gibi görünseler de çoğu bir şekilde zorla tutuluyordu. Duvarlara zincirlenmiş, karanlık hücrelerde günlerce bekletilmiş, bilinç sınırında dolaşan insanlar…
Sesler… çığlıklar… metal sürtünmeleri…
Ama hiçbir polis ihbarına karşılık verilmedi. Çünkü Dr. Keskin’in üst düzey bağlantıları vardı.
17 Aralık 1992 – Kayıt Dışı Felaket
O gece yaşananları hiçbir güvenlik kamerası kaydedemedi. Tüm sistemler sustu.
Ama çevrede yaşayanlar sabaha karşı gelen çığlıkları, kahkahaları ve bir kadının haykırışını duyduklarını söylediler.
Sabah olduğunda bina boştu. Dr. Keskin, hastaları, belgeler… hepsi kaybolmuştu.
30 Yıl Boyunca Terk Edilen Yer
Bina sessizdi. Ne satıldı, ne yıkıldı. Mahallede insanlar oradan uzak durdu.
İçeri giren birkaç gençten biri delirdi, diğeri hâlâ kayıp.
İçeride hâlâ sönmemiş mumlar, kurumuş kan izleri, terk edilmiş deney odaları vardı…
Joker Geri Döndü
2024’te bina yeniden açıldı. Ama bu kez içinde doktor yok. Sen varsın.
Adımını attığın anda başlar her şey. Ve bir ses yankılanır:
“Cesaret… korkunun efendisidir. Ama korku, hep kazanır.”
Bu Bir Oyun Değil
Her odada farklı bir psikolojik sınav, her adımda daha derin bir karanlık.
Sen sadece kaçmaya çalışırsın… ama burası seni bırakmaz.
Hatırla…
Bu hikâyede kurban da sensin, oyuncu da.
Ve çıkış… sadece en cesurlar için.
